Aşk özgürlüğe giden bir basamaktır

aşk üzerine söylenen her cümle boştur..çünkü yaşanılanları kelimeye dökmek,kendini ifade etme şeklinden biridir..ve aşık olan insan kendini ifade etmek için, şair olur ressam olur yazar olur, sanatla ilgilenir yaratıcıdır vb..
ama aslında esas olan hedef AŞK olmamalıdır...aşk sadece bir basamaktır..özgürlüğe giden...önemli olan özgürlüktür,aşk ona bir basamaktır..en yüce olan aşk değil özgürlüktür...aşık olmak kelimesi, yanında kime veya neye sorusunu getirir..aşık olmak için öteki,diğeri,veya biri gereklidir..ve bütün gereklilikler, tutsaklıktır...özgürlük bu nedenlede çok önemlidir...
aşk gereklidir..çünkü özgür olmak için önce bağımlılık gerekir...aşk ta bu bağımlılıktır...zaten ,aşk kendini diğerinnde yokedebilme sanatıdır..sen kendini tamamen diğeri için yok saydığında bu aşk tır..diğeri için kendini feda etmek, aşktır...ama bu kendini yok etme meselesini senin kelimeden anladığın anlamda söylemiyorum..
kendini diğerinde yok etmek,EGO nun yokolmasıdır... kendini feda etmek,canını vermek gibi kelimeler,aslında ego dan özgürleşmek, ve ölmeden önce ölmek anlamına gelir...zaten ego dan özgürleştiğinde, ortada bir BEN olmayacağı için, o BEN in aşık olacağı muhatap ta olmayacaktır...
aşk bu yüzden yararlıdır..kendini bulman ve egodan kurtulman için.....aşk sevginin hallerinden biridir..ama sevginin kendisi değildir.....sevmek olayı bambaşka bir boyuttur..aşkla pek bağlantısı yoktur...sadece başlangıçta biraz vardır ama genelinde yoktur..
insanlar sevmekten önce sevilmek ister...sevilmek demek,''öteki ''ve ''diğeri''nide beraberinde getirir..bu öteki ve diğeri senin bağımlılığın olur,ve sevilmek bir ihtiyaç halini alır...sevgi ne zaman bir ihtiyaç olursa o gerçek sevgi değildir...insanın önce bu sevilme ihtiyacının nereden geldiğini bilmesi gerekir...niçin sevilmek istiyoruz?
çünkü ego muz oradadır...ego sevilmek ister...EN kavramı ego dan gelir..

sevilmek için önce sevmemiz gerektiğini düşünürüz...ama aslında bu zihnin kurnazca bir oyunudur...burada sevmek görev olarak algılanır...benim sevgim karşılığında senin sevgin.....ortada bir karşılık beklentisi var...aslında bir bakıma doğrudur...sevilmek için sevmek gerekir...ama sevmeyi biliyormuyuz ?
sevmeli ,ama nasıl ? nereden başlamalı ? eğer hemen birini severek başlamak istersek bu yanlış olur...o kadar uzağa gitmeye gerek yok..
sevmeye nereden başlamalı ? en yakınından, yani kendinden ....önce kendini sevmeyi öğrenmelisin..bununda yolları bellidir...kendini suçlamamak, kendine incinebilir olma izni vermek, kendine saygı duymak, kırılgan olduğumuzu kabullenmek,herşeyin doğal ve Allahtan geldiğini bilmek, başlangıç için lazım olan şeylerdir..bunlar olduğunda kendini sevmeye başlarsın...eğer kendini sevmeyi başarabilirsen, kendini sevmeyi öğrenirsen,işte o zaman ,'' öteki'' ve diğeri ne yönelebilirsin...

artık kendini sevmeyi öğrenmişsindir..aynı yöntemi kullanarak, DİĞERİNİ de sevebilirsin..kendini severmiş gibi, öteki nide sevebilirsin...ama 1 numaralı kural kendini sevmektir...diğeri daha sonradır..hem diğeri bir gereklilik değildir...sevginin bu ilginç simyasını anlarsan, herşey düzelir....normal ekonomilerde verdiğinde azalır, ama sevgide tam tersidir...sevgi verdikçe çoğalan birşeydir..
gerçek sevgi koşulsuzdur..gerçek sevginin diğeri ne -öteki ne, ihtiyacı yoktur..onun tek ihtiyacı sevgiyi paylaşabilceği diğeri veya öteki dir.çünkü sevme eylemi kendi içinde tam ve doludur..sevdiğinde sevgiyle dolup taşarsın ve sevgin etrfa yayılır...bu yayılan sevgiden almak isteyenler gelir ve senle bu sevgiyi paylaşırlar...bu sevgiden doyduklarında yolllarına giderler...ama sen bunun için üzülmezsin..çünkü sevme eyleminin kendisi mutluluktan oluşmuştıur..sen diğeri ve öteki olmasada mutlusundur seviyorsundur...çünkü taşmanın nedeni bu yoğunluktur..
sen koşulsuz ve şartsız sevdiğinde gelmek isteyen gelir almak isteyen alır gitmek isteyen gider...bunlar senin dışındaki olaylardır..senin olayın sevme eyleminin kendisi olmak, diğeri ve öteki, senin problemin değil...zaten severken hiçbir şey problem değildir..
aşk bu yüzden özgürlükten sonra gelir..öncelik özgür olmaktır..aşk ta özgürlüğe giden basamaktır....özgürlük, aşk ta dahil tüm bağımlılıklardan sıyrılmaktır...ve o bağımlılıkların dışında kalmaktır.....

bugünlük bu kadar yeterli.....:)

posted under |

2 yorum:

HÜSEYİN USTA dedi ki...

Eğer tutsak değilsen özgürlükte aramazsın.Aşk esaretin taa kendisi olduğu için özgürlük anlam kazanır.Aşkına ulaştığında onu öldürürsün ve esarettende kurtulursun özgür olursun ama özgürlükte anlamını yitirir.Dolayısıyla insan duyguları
iç içe geçmiş bir ağdan oluşur tek başına hiç bir duygu diğerinden daha önemli değildir.ama genel olarak yazını beğendiğimi söyleyebilirim en azından aşkla sevgiyi büyük orantıda karıştıran toplumu göze alınca senin yazına on üzerinden sekiz veriyorum.Tabi burda benim notumun bir değeride
olmayabilir bu da değer kargaşası
oluşturur oraya da girersek sizin bloğunuzdan çıkamayız. saygılar yeni yazılarınızı da görmek dileğiyle.

Clever Mystic dedi ki...

İNSAN DUYGULARI İÇ İÇE GEÇMİŞ AĞLARDAN OLUŞUR çok doğru bir tespit....fırsat buldukça yazarım..teşekkürler

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

İzleyiciler

Bu gadget'ta bir hata oluştu

.

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Bu adam kimdir?

Fotoğrafım
Önemli-önemsiz her konunun altını çizip üstüne basarım.

    Arayan Bulur


Recent Comments